18 Ağustos 2015 Salı

Uzun Zaman Oldu

Uzun zaman oldu hakkaten de, şu blogun başına oturup da hiç okunmamış ya da okunma ihtimali bile belki hiç olmayan şeyleri yazmaya başladığım anlar geldi gözümün önüne şimdi. Hayatımda çok fazla değişiklik var; söylenmiş-söylenmemiş sözler, anlatılmış-anlatılmamış ya da anlatılmayacak kadar yoğun anlar. Dıştan bakıldığında her şey aynı gibi. İçimde yaşadığım bi'şey. Tek bi' şey ama katmanları, boyutları var. Tek bi'şey ama devrim gibi.

Söylesek ya hadi Melis Danişmend'den Karşılıksız'ı?

Durum güncellemesi gibi oldu bu yazı aslında, hazır güncellemişken en sevdiğim beş gruptan biri olan Halestorm'un son albümünü (Into the Wild Life) dinliyorum şu an, muhteşem. İnanılmaz hatta. Lzzy Hale'ın askerleriyiz demiş miydim? Bu da böyle bi' notum olsun kendime. Günün birinde bu yazıya tekrar bakarsam gülümserim, şu anı hatırlayıp açar tekrar dinlerim beş bininci kez albümü, gülerim, ağlarım belki, heyecanlanırım, çığlık atarım Lzzy'ciğimle birlikte "I am the fire" diye, bağırırım, yaşarım, her haliyle güzel. Ülke gündemi hâlâ berbat; eskiden kimsenin kral çıplak demeye cesareti yokmuş, her zaman birçok sebep ve stratejik hatalar olmuş ama bunca fazla sebep de yokmuş esasen o zamanlar kral çıplak demek için. Şimdi tüm ülke ayaklansa da değişmiyor bir şey, biz ateşe su taşıyan karınca misali tanıştığımız her bir insanın minnacık da olsa beyninde yanabilme ihtimali olan ışıklarla teselli olmaya çalışırken, ülkenin kandırıldığı yetmiyormuş gibi kendilerinin de kandırıldığını önemsemeyen çıplak krallar saraydaki. Ülkemizin de bir Beyaz Saray'ı var ya hani artık, ne güzel de benziyoruz içindeki soytarı krallarla o büyük kıtaya. Göğe erdi erecek başımız, inandırıldık ne güzel. Başımızın göğe erdiği kadar, bilincimiz toprağın altına, havaya, rüzgarlara karıştı. Ve bunun geri dönüşü yok. Aptallığımıza doymuyoruz.

İçimi dökmeye gelmiştim iyisiyle kötüsüyle ama devrimimden ve Halestorm'dan başka iyilik çıkmadı, kötülük kusuyoruz hepimiz kalplerimizden. Daha ne kadar dibe inebiliriz onu düşünüyorum. Allah sonumuzu hayretsin demek istiyorum da; binlerce yıllık tarih boyunca doğruyu sorgulamayan, iyiyi kötüyü apaçık olduğu halde ayırt etmeyen, akletmeyen kullarına hayırlı bi' son nasip etmemiştir ki ya. Yine de her bir insanın zihnindeki o ışığa inanmaya, çalışmaya, konuşmaya, okumaya devam. Bu yolda olmak önemliydi hep, hâlâ önemli, hep de böyle kalacak.

Tam da şu an Halestorm kulağımda "We're livin' a bad girl's world, bad girls, we're runnin' a bad girl's world, bad girls" diyorken hem de. İstemsiz güldüm ya. Cümledeki girl'ü guy'a çevirsek, içimizdeki superhero'lar kıvılcımlanır belki. Ne bileyim işte, fantazya bile güldürmüyor artık. Umuda devam yine de.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder